Video ve fotoğraf albümü için tıklayınız.



Fotoğraf Albümü için tıklayınız.

Şehir Okumaları-3
“GELENEK VE MODERN ARASINDA İNSAN”
Prof. Dr. Kenan İNAN
Birlik Vakfı Erzincan Şubesinin düzenlediği “Şehir Okumaları” programları devam ediyor. Bu hafta Avrasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan İnan “Gelenek ve Modern Arasında Şehir ve İnsan” konusunu anlattı. İnan anlatımını üç ana başlıkta sundu.
Öncelikle Kainat ve İnsan konusuna değinen İnan; İnsan’ın nasıl bir varlık olduğuna, nasıl yaşadığına, tabiatının ne olduğuna değinen hocamız, insanın sosyal bir varlık olduğuna, cem olarak yaşamak zorunda olduğuna, İnsanların birbirlerinin yardımına niçin muhtaç olduğunu Nasıruddin Tusi’nin şu sözleriyle ifade etti “... Demek lazımdır ki, herkes kendi yiyeceğini, elbisesini, evini ve silahını hazırlamak durumunda olsaydı, mesela önceden marangozluğu ve demirciliği öğrenmesi gerekirdi. Bundan başka diğer sanat ve meslekleri de öğrenecek sonra kendi hayatına sıra gelecekti ki bu müddet zarfında o, yemeksiz yaşayamayacağı için helak olur, bütün ömür sıkıntı ve ıstıraplar içinde geçer ve bu gibi görevlerin hiçbirini gereği gibi yerine getirmeyi de başaramazdı” dedi.
Sonrasında “Gelenek ve Gelenekle Durumumuz” konusuna değinen İnan; “Gelenek anlayışımızın sağlıklı bir bakış açısına oturmadığını, geçmiş anlayışımız ve eskiye olan duyarlılığımızın tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini, geleneği neden terk ettiğimizi kendimize sormamız gerektiğini, batı dünyası ya da moderni temsil ettiğini düşündüğümüz toplumlar gerçekten geleneklerini bırakıyorlar mı, yoksa bir şekilde yaşatıyorlar mı diye gözlemlememiz gerektiğini ifade etti. Avrupanın birçok şehrini gezdiğini ve bu şehirlerin eskiyi yaşattığını bizzat müşahede ettiğini, Bosnalı Fikret, Japonya Nagasaki’deki Japon geleneksel lokantasında kendisini bekleyen sürprizleri tecrübeleriyle, 1699 Karlofça antlaşmasında Osmanlı heyetindeki Rami Mehmet Paşa’nın masada bağdaş kurarak oturduğunu, yenik olduğumuz bir masada bile masaya sedir getirtecek kadar geleneğinden ödün vermeyen bir geçmişimiz olduğunu” dile getirdi. Ahmet Haşimin Müslüman Saatinden alıntı ile devam ettirdiği sunumunu yine Ahmet Haşimin “…Çölde yolunu şaşıranlar gibi biz şimdi zamanın içinde kaybolmuş kimseleriz.” dizeleriyle sürdürdü.
Prof. Dr. Kenan İnan, konuşmasının 3. Bölümünde “Şehir ve Biz” başlığı çerçevesinde geleneksel şehir hayatı ve mahalle, mahallenin mimari yapısı, toplumsal uzlaşma ve karşılıklı hakların korunarak şekillendiği mahalle kavramını anlattı. Turgut Cansever’in “İnsanın, hayatını düzenlemek üzere meydana getirdiği en önemli ve en büyük fiziki ürün ve insan hayatını çerçeveleyen yapı’nın şehrin imajı” olduğunu, şehrin “islam kültürlerinde cennet tasavvurunun bir yansıması ve dünyayı güzelleştirmek için vücuda getirildiği, inanç sahibi her insanın ulaşmayı ümit ettiği cennet kavramı İslam toplumlarının hayatlarına dair çerçeveleri belirler” sözleriyle devam ettirdi. Yine Turgut Cansever’in düşüncesinin tüm kainatın Allah tarafından insanoğluna emanet edildiği, onun hüsnü muhafazasında ve güzel hale getirilmesinde toplumların, dolayısıyla bireylerin ortak sorumluluğu bulunduğu şeklinde özetlenebilecek basit bir temel kabulün bulunduğu, onun düşüncesinde korumak ve güzelleştirmek gibi anahtar kavramların yer aldığı, insana, dünyaya ve varlığa dair bütüncül telakkinin mimariye ve hayatın her alanına nasıl uygulanacağının, Osmanlı evinden ve şehrinden yola çıkılarak sonsuzluğu, sınırsız mekanı temsil eden bir mimari anlayışının örnekleri sunuldu. Şehirlerimizin hafızasına ne kadar bağlı olduğunu, genç, orta ve yaşlı kuşak arasında kültür bağının oluşturulması gerektiği ve bunun temsili mekanlar ile kültür köprüsü kurulması suretiyle sağlanacağına değinen İnan “2000’den önce doğan insanların yurtlarında mülteci duruma düştüklerini, kendi kültür çevrelerinde yaşayamamaktan dolayı mutsuz olduklarını” söyledi.
Sunum sonrası dinleyicilerin soru cevap ve görüşlerinin ifade edildiği “Şehir Okumaları-3” programı yoğun ilgi ve katılım gördü. 15 günde bir yapılmaya devam edecek olan okumaların şehre katkısı ve
şehirle ilgili tasavvurun düzeltilmesi için herkese görev düştüğü, duyarlı ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yaşadığımız mekanın şekillenmesinde hepimize pay düştüğü tespitleriyle sona erdi.



55 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam14
Toplam Ziyaret76470